Paul Célan (1920 - 1970)

 

 

Senden Bana Uzanan Yıllar

 

Yine dalgalanıyor saçların, ben ağlarken. Gözlerinin

            mavisini

örtüyorsun aşkın sofrasına: yazla sonbahar arasında bir

            yatak.

Ne benim, ne senin, ne de bir üçüncünün hazırladığı

            içkidir tattığımız;

son ve boş bir şeyleri yudumlamaktayız.

 

Kendimizi derin suların aynalarında seyrederken, daha

            çabuk uzatıyoruz birbirimize yemekleri:

Gece, ta kendisi gecenin, sabahla başlıyor,

bırakıyor beni senin döşeğine.

 

 

(Çev: Ahmet Cemal)

 

 

 

 

Sen Yattığında

 

yitik bayrakların kumaşından bir yatakta ve

mavikara heceler arasında,

karkirpiğinin gölgesinde,

düşüncelerinin seline kapılan turna kuşu

gelir yüzerek,

sapasağlam-

kendini ona açarsın.

 

Gagası saati vurur sana

her ağızda – ve hepsinde,

bir suskunluğun bin yılı,

kor kırmızısı bir ipin ucunda sallanan

çana dönüşür

 

vadelerle vade bitimleri,

üst üste sürünen bozuk paralar gibi,

birbirlerini ölesiye aşındırırlar,

sanki tenine işleyen,

kaskatı bir bozuk para yağmuruna

tutulursun,

saniyelerin kılığında

uçup, barikatlar kurarsın

düne ve yarına açılan

kapıların arkasına – fosfor

parıltısıyla, sonsuzluğun dişleri gibi,

tomurcukların bir bir göğüslerin,

uzanan ellere karşı ve inen

darbelerin altında - : öylesine yoğun,

öylesine derin

ve darmadağınıktır

turna kuşunun

yıldızlı tohumları.

 

 

(Çev: Ahmet Cemal)

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön