Şiir Sanatı

 

Musikî, her şeyden önce musiki

Onun için tekli mısradan şaşma.

Kıvrak olur, erir havada sanki

Ağır aksak söyleyişe yanaşma.

 

Kelime seçerken de meydan senin

Bile bile bir nebze aldanmalı.

Dumanlısı güzeldir türkülerin

Öyle hem seçik olsun, hem kapalı.

 

Güzel gözler tül ardında görünsün

Gün ışığı titremeli şiirinde

Ak yıldızlar maviliğe burunsun

Ilgıt ılgıt sonbahar gözlerinde.

 

Ararengin peşindeyiz çünkü biz,

Rengin değil, ararengin sadece

Ancak öyle sarmaş dolaş ederiz

Kavalı boruyla rüyayı düşle.

 

Nükte belasından kurtulmaya bak,

Acı zekâ, sulu gülüş neyine?

İşe karıştı mı bu cins sarmısak

Maviliğin yaş dolar gözlerine.

 

Tut belagati boğazından, sustur

El değmişken bir zahmete daha gir.

Kafiyenin ağzına da bir gem vur

Bırakırsan neler yapmaz kim bilir?

 

Nedir bu kafiyeden çektiğimiz!

Hangi sağır çocuk, ya deli zenci

Sarmış başımıza bu meymenetsiz

Bu kof sesler çıkaran kalp inciyi?

 

Hep musiki, biraz daha musiki,

Havalanan bir şey olmalı mısra

Deli bir gönülden kalkıp gitmeli

Başka göklere, başka sevdalara.

 

Dağılıp tozu sabah rüzgârına

Mısraların alsın başını gitsin

Kekik, nane kokaraktan, dört yana...

Üst tarafı edebiyat bu işin.

 

Verlaine

Çeviri: S.Eyüboğlu - M.Cevdet Anday

           

 
   

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön