Tevfik Fikret’in “Umacı” Şiiri

 

   

 

Tevfik Fikret, Türk edebiyatında ilk çocuk şiir kitabı olarak kabul edilen Şermin[1] (1914) adlı eserinde iyilik, doğruluk, güzellik, çalışkanlık gibi çocuklara aşılamak istediği değerleri sade bir dille ve hece vezniyle ifade eder.  Şermin’de  yer alan şiirler, şairin özlemini çektiği “yeni insan tipi” ve “yeni bir terbiye metodu” ile yakından ilgilidir.

Tevfik Fikret, genç yaşta ölen kız kardeşinin kızı Şermin’in adını ve hatırasını yaşatmak için bu adı verdiği şiir kitabını yeğeni Şermin’den ve II. Meşrutiyet devrinin tanınmış eğitimcilerinden Mustafa Sâtı Bey’in kurduğu  “Yuva” adlı yeni okulun çocuklarından aldığı ilhamla kaleme almıştır.

Bilindiği gibi çocukların duygu, düşünce ve hayallerine hitap eden edebiyat ürünleri çocuk edebiyatını meydana getirir. Çocuk edebiyatı denilince iki şey akla gelir:   Sadece çocukların okuması için yazılmış eserler ve yetişkinlerin okuması için yazılmış eserlerin çocuklar için yeniden işlenmesi.[2] Şermin ise sadece çocukların okuması için yazılmış eserlerdendir.

Çocuk edebiyatının çocuğun gelişiminde önemli bir rolü vardır. Altı yaşına kadar zihinsel gelişiminin önemli bir bölümünü tamamlayan çocuğun okudukları onu hayata hazırlar, bu yüzden çocuklar için yazılan eserlere özen göstermek gerekir.

Çocuklar için kaleme alınmış eserler yetişkinlerin de zevk alarak okuyabilecekleri nitelikte olmalı ancak uzun tasvirlerden, yoğun edebî sanatlardan ve süslü bir anlatımdan uzak durulmalıdır.

Konunun uzmanlarına göre, çocuk kitaplarının yazımında çocuğun kişiliğinin, gelişim evrelerinin göz önünde bulundurulması, çocuğun ilgisini çekmek için onun gereksinimlerinin iyi bilinmesi gereklidir. Çocuklar kendilerine sevgi ve güven veren kitaplara ilgi ve gereksinme duyarlar. Yazarlar çocuk okuyucu ile yetişkin okuyucu arasındaki farkı bilmeli, çocukların hayal dünyasına hitap edebilmelidir.[3]

 Tevfik Fikret, Şermin’de  yer alan “Umacı” şiirinde çocukları korkutan şeylerin gerçekte ne olduğunu onlara anlatarak onları bu tür korkulardan kurtarabileceğini savunur.[4]

Umacı, Anadolu’da küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş, kötü ve hayalî bir yaratıktır.[5] Umacı, tıpkı cadı, cin, dev ve şeytan gibi masallarda ve efsanelerde çocuklara zarar vermek isteyen çirkin bir yaratık şeklinde tasvir edilir.

Şiirde Şermin’e ağabeyi tarafından verilen kutudan çıkan “umacı”nın aslında bir avuç yün, biraz kâğıt parçası ve biraz telden ibaret basit bir oyuncak olduğu gösterilir. Şaire göre “umacı, cadı, şeytan, cin, dev” gibi olağanüstü masal motifleri çocukları kandırmak için uydurulmuş boş şeylerdir:

 

            “Yazık, böyle boş şeylerden

“Titreyecek kadar boşsun!

“Tekmil cadın, koncolozun

“İşte böyle boştur.” Şermin

“O gün korkmamağa yemin

Etti; artık yalan dolan

Çarşamba karılarından,

Cadılardan titremiyor:

“Hep kutuda onlar!” diyor.

 

Aklı başında insanlar

Yalnız fenâlıktan korkar. (s. 11)

 

Şiirin konusu siyasî ve karamsar değildir. Anlatım sadedir,  mısralar çok uzun değildir.  Duraklar az hece sayısından meydana gelmiştir. Çocukların ilgisini çekebilmek için kafiyeler sık ve belirgindir:

 

Şermin umacıdan korkar

Zannedenler yanılırlar.

Hayır, Şermin’de doğrusu

Yoktur umacı korkusu.

Eskiden o da korkarmış,

Onu da korkuturlarmış: (s. 9)

 

Ölçü ve kafiye şiirin, dolayısıyla şiirde çocuğa verilen mesajın çocuğun aklında kalmasını sağlar. Çocuk, şiirin bir sonraki uyaklı dizesini tahmin etmesinin sağladığı tatmin duygusuyla okumaya daha çok yönelir.[6]

             Halk anlatılarının özellikle çocukların eğitimi konusunda oynadığı rol yadsınamaz. Masalların, efsanelerin, bilmecelerin çocuk eğitimine katkıları dünyanın birçok yerinde belgelenmiştir. Tevfik Fikret de çocuklar için yazdığı bu şiirde çocuklara aşılamak istediği fikirleri daha anlaşılır bir şekilde iletmek için masal motiflerini kullanmış, böylece masalların eğitimsel işlevlerinden faydalanmıştır.

 

Emel Koşar
 

[1] Tevfik Fikret, Şermin, Haz:  Abdullah Uçman, Şerife Ünlü Kurt, Çağrı Yay., İstanbul 2005.

[2] İnci Enginün, “Çocuk Edebiyatına Toplu Bir bakış”, Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları, Dergâh Yayınları, İstanbul 2001, s. 392.

[3] Haluk Yavuzer, Çocuk Psikolojisi I, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul 1982, s. 133-134.

[4] Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret, Dergâh Yay. , İstanbul 1995, s. 190.

[5] Celal Beydili, “Omacı (Umacı)”, Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük, Yurt Kitap-Yayın, Ankara 2005, s. 444.

[6] Haluk Yavuzer, Çocuğu Tanımak ve Anlamak, Remzi Kitabevi, İstanbul 2003, s. 66.

 

 
   

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön