Ahmet Günbaş(1953)

 

Leke

Gündüzler, öyle bir yırtılır ki
yamar dururduk geceleri
Düşleri çelimsiz ipleri kopuk
bir hüzün yongasıydı çocukluk
Delik deşikti hayatın cepleri

Bir avuç şairdik
bu kent düştü ömrümüze
Büyüdük...bir yangın büyümesi
Güllerle sevişmesini öğretmediler bize
Kelepçeli imgelerle s a v r u l d u k

Silen sildi ellerindeki isi
hoyratça basıp meydanların yüreğine
Soyunup ten kokulu yağmur gömleğini
Hırçın huzursuz aşk gibi asi
böyle bir rüzgârla yaşanmaz diye

Ne söyler şimdi erken bir güz lekesi
Nerden uçar göğe kırgın üveyik
Övünen övünsün gurbetiyle
Sorgusuz sualsiz ikrar bizimdir
Aynı yaranın izleridir çoğu dize

Bir avuç şairdik
bu kent düştü ömrümüze
Büyüdük... bir yangın büyümesi
Güllerle sevişmesini nerden bilirdik
Hızlı adımlarla geldik küldensöze

Kı-
rıp
sesimizi
bekledik

(Kıyı, Ağustos 2001)

 

Gitme Baba

Bozdurduğum sevinçleri çoktan harcadım
dağıtıp geçtim arka sokaklarda
Geceyle söyleştim zencileşti terim
Dizinin dibinden kalkan gemilerim
vuruldu menzilinde adım adım
Şaşırdım kan sağanağı sorularda
                                            Gitme baba

Sensizsem bir istasyonda gezinirim
Vagonlar bekar odaları gibi sürüklenir
İzin ver kalayım üç numara tıraşımla
Düşlerim rengarenk olmayabilir
Bil ki hâlâ reşit değilim acılara
Akşamı geciktiren oyunlar bul bana
                                           Gitme baba

Dilersen bir kenti birlikte yürüyelim
derbeder gençliğimizle çıkalım yola
Kuyruğunu uzun tut uçurtmaların
Karanfil zamanı ilişsin yakamıza
Günleri çocuk sesleriyle bezeyelim
Duruşun yakışmıyor bayram sabahına
                                         Gitme baba

Yağmurum kirlendi güneşim darda
Artık kırabilirim içimin camlarını
bir isyan günlüğüyle yaklaşıp hayata
Çığlık çığlığa çökse de merdivenlerim
Soyunup etimden derviş sabrını
örterim incinmiş yorgunluğuna
                                        Gidersen baba

(Kavram-Karmaşa, 20)

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön