Ahmet Uysal (1938)

 

 

 

Rüzgârı  Öpme Vaktidir

 

rüzgârı öpme vaktidir

sokaklar soyunuktur 

ıssız arka bahçelere 

düşürmüştür evler tülünü   

 

örümcek ipeğini dürmüş

gül, güzaltına almıştır hüznü

 

ay ışığına takılmıştır

şehirler arası otobüsler

bozkır yorgunu trenler

yolcusunu uyandırmıştır

 

hiç bu kadar yakın durmamıştır

bir dudak bir dudağa

 

o saatlerde söz yalındır

yıldızlar ipliğini bükmektedir

bekliyorum seni

rüzgârı öpme vaktidir

 

 (Edebiyat ve Eleştiri, Temmuz-Ağustos 1999)

 

 

 

Yarım Kaldı Son Serüven

 

Sen öyle düş içindeyken
Silindi suda sureti
Yarım kaldı son serüven
Döndü durdu rus ruleti
 
 
Söz eskidi su bulandı
Nasıl bulmalı yeniden
Ki birbirine karıştı
Bilinenle bilinmeyen
 
 
Sendin o yaz parıltısı
Yörüngesiz bir gezegen
Yalnız, umarsız, bulutsu
Karanlık sularda yüzen
 
 
Bitti mi o mahur faslı
Ay ışığında söylenen
Ateşin suyla dansıydı
Yarım kaldı son serüven
 
 

Şiirin Harfleri

-1-

Şiirin harfleri fazladır,
Bir dilin harflerinden

Annesiz çocuktur onda zaman,
Kolay bulamaz koparılan sayfasını

Gecenin tülünü örter
Usulca, yalnızlığın yüzüne

Yükselen sulara dönüp bakmaz,
Göremediği kumda kalır aklı

Büyük yangınlar alıp gitmişse, yüzyıl
Bekleyebilir adı sessizlik olan harfini

Bir dilin harflerinden fazladır, şiirin harfleri.

-2-

Aşkın üç harfi yerine,
Şiirin harflerini gönderin bana

Kırılan otların sesini
Gizleyen t harfini

Tuz gölünden uzun
Bir u

İda'ya giden bir kuğu
Gibi ıslak boynu

Unuttursun
Gözlerime dolan kumu

Şiirin harfleri kadar
Olsun bir dilin harfleri

(Kum, Haziran 2002)

 

 

 

 
 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön