Aydın Afacan (1964)

 

Yangınlı Sözler

 

süreğen bir unutuştan sızlayan beden
'donmuş kentler'de döner
'kavruk yangın yeri'ne
bir gün biz gideriz bir gün
isli bir kalabalık kalır
o kentlerde
kor bir 'hatıra' kalır

bir gün biz gideriz bir gün
yaz bir yangını imler
söz yanar ve yaz
yaz bir yangını imler
dirilip külümüzden
nicedir yakılırız
yangın can içindedir
yangınlarla kavrulan o yanık gülümseme
bengi bir düşü fısıldar
karanfiller açar da
sevgili yüreklerde
o sevda aydınlanır
eğilmez bir hatıra
gezgin bir gülüş kalır

bir gün biz gideriz bir gün
kanayan bir hasret kalır
güneşin burçlarından
o 'uzak çan' duyulur
sözümüz o gün üzeredir

 

 

‘Katre’

 

gül sesi, gün incesi, billûr patika…

 

işte yağmur kalıntısı bir damla,

süzülür ve camda bir tansık: yüzün! ..

yeniden açar gün

ve ince leylaklar edinir

eski bir ilkyaz hâtırâsından

 

bir müjde mi, gecenin gülünden sızan? ..

 

dün ışıklarla dans eden yağmur

şimdi esrik damla

bizi sevişmeye çağıran güzel kehanet…

tenden esiyor rüzgâr

aşk sözcükleri, ateşîn fısıltılar

göğe gizli bir ırmaktan tüten buhurdan…

 

tanyeri, tazelik, mahmur düşünce…

 

orada uzaktadır o mahzun seyyâl

ve oradadır

            ince ışıltılarla

engin deniz, burkulan tuz

kıyıya uzak masallar yığan dalgalar…

 

gül sesi, ..

hayatın o güzel armağanı: hayâl!..

 

 

 

(Kül, sayı: 46)

 

 



 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön