Derya Önder (1973)

 

Fotograf

 

İspinoz beslerdi babam

Ahşap kafesinde yalnızlığın

İçinde beslerdi

Gidebilme isteğini

 

Bilmezdi annem saçlarımı örerken

Elleri yoksa bile

Sabah akşam

Sabah akşam

Neden ispinoz beslerdi babam

 

Daha iyi diyorum bu

Onun seyyad olmasından

 

Kimbilir, çerçevesi olmasa

Söküp atacaktı belki de

Sokağa bakan camları

Kaçabilme korkusundan

 

Anladım bir gün

Ne ispinozdu

Ne yalnızlığı ahşabın

Düşüp kırılan kalbiydi babamın

Şıp

Şıp

Üstümüze damlayan

 

Atıyorum bak havaya

Kimin önüne düşerse

Kafası kopmuş ispinoz

Odur yaşamda kazanan

 

Sazlığını özleyen ney gibi

Özlemek bilmez insan

Tut hadi tuuut

 

 

 

Düşümdü Gece

 

 

biz üç kardeştik camlar kırılmadan önce

avlusunda ağaç olmayan evlerde büyümüştük

uğursuz bir kıştı. belki aralık

zemheri derdi, olaydı annem

 

görmemiştik daha önce evlere giren bir yağmur

kızıl bir aşk. kızıl akşam. büyüyorduk usul usul

 

taşkın bir kederdi oysa yalandan dua ve gece

 

bir şey var, tutunup bırakmayan

hem benim hem değilim ben

öyle ki güz deli gibi

çarpıyor akşamlarıma

 

biraz daha düşünsem

diyebilirim kardeştik. düşümdü gece

sonra ayrıldık şehirden

 

o adres de yitip gitti o sel de

 

gırtlağında iki ölü bir yaralı. bitti, diyordu küçüğü

buz tutmuş göl kıyısında yırtık ev fotoğrafları

öyle hatırlıyorum beynimi zorladıkça

 

biz hiç tanışmadık belki de

savaşa da gitmedik

bilmedik nasıl akar, nasıl donar sıcak kan

birdenbire bir sus gibi ellerimiz ağzımızda

 

susmadık da

 

ne zaman devrilse bir ağaç

zaman kırmızıya çalsa

 

biz üç kardeştik. öyleydi. yırtıldı karbon kağıdı

var mıydı çağrılacak bir adımız, bir rengimiz

bir şey işte. ne bileyim

 

uyandır beni ey hayat. içimde bir kuyu bul

çünkü üç kardeştik biz. öyle hatırlıyorum

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön