Enver Ercan (1958)

Gece

el ayak çekildi
gecenin gölgesine bir düş gibi uzandın
kızının örtüsünü örtmüştün
kolunda uyuyup kalmış karın
gölden suya değse ıslanır şimdi

acemisin biliyorum
elin ayağına dolaşıyor günü denerken
bir gerçeğe parmak basar gibi
basamıyorsun da ölümün tetiğine
kırkyalan sözcükler kesiyor rüzgârlarını
onun için aylar var ki
zorla uyduruyorsun kendini her role
susturamasan da kafandaki o sesi

     dün de bugün yarındı
     dün de bugün yarındı

öfken de bundan
kibar şairlere gülmen de
tuhaf bir adamsın vesselam
canını sıkan bir sokağı
boyuyorsun da
      kırmızıya
bir yaprak düşse dalından
altında kalıyorsun

hiçbir şeyin uymuyor kitalara

ama gel bu sabah
karını öperek uyandır
işe mişe de gitme
kızına kahvaltıyı sen yaptır
sonra pırıl pırıl günü tak yakana
yeni bir hayatın önsözü gibi
kentin kalabalığına karışıp yürü
kimse korkmasın bakışlarından
üstün başın boydan boya gökyüzü
çocukların ellerine bulaşsın dursun

nasıl olsa

Hâlâ güzel masallara inanıyorsun

 

 

Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman

 

koltuğunun yerini değiştirdim dün

yüzün beliriyordu camda

dudaklarından geçen güvercin

tozunu alıyordu sözcüklerin

sen ağzını açmıyordun ama

 

hadi çevir telefonu

bari dostluğunla oyala

 

bu akşam da gülümsüyorsun fotoğrafta

gözlerinde taraf tutan bir sevgi

yüzün bana ayarlı

rüzgâr almayan bir sabahtı

ama kokun hâlâ odamda

 

hem içindeydim o anın

                hem de dışında

sen yalnızca şaşırtmıştın

tutan bendim zamanı

 

(Öküz,Nisan 1997)

 

 

Sizin İçin Günlerdir Pul Biriktiriyorum

 

Dün sesiniz kalmıştı durakta

Arkanızdan yetişemedim

Bari şimdi dinleyin lütfen

Kanat açıp durmasın adımlarınız

Günler var ki size niyetliyim

Ama hep böyle durgun dudaklısınız

 

Çok mu gevezeyim –

Haklısınız...

 

bir tarihiniz vardır elbette

peki ya coğrafyanız

küçük bir gezinti yapardık sizinle

sözcüklerinize kadar ıslanırdınız

yanlış anlamayın lütfen

birlikte kaynardı suyumuz

 

çok mu cüretliyim –

haklısınız...

 

size dokunsam

-bilmiyorum- hükümet sarsılır

bir ah ile alemi viran ederim  ben de

divan şairleri bile söyleyemez bu lafı

inanır mısınız

öyle bakmayın lütfen

yalan söyleyecek değilim ya göz göre göre

hem bir tutuşursam dilimde patlarsınız

 

çok mu serseriyim-

haklısınız...

 

ama siz tam da bu şiirin fikrisiniz

                                                                      

(Öküz 45, Şubat1998)

 

 

Gök Yüzünü Çevir Bana

 

bende bulduğun benim de aradığımdı
sarmaşıp inceldiğimiz o nokta
hadi tut elimden gezdir sokaklarını
ansızın yakalan sağnağıma
 
akşam kendini karartırken geliyorsun
komşular kimbilir ne diyor
günü soyunup beni giyiniyorsun
parmakların ışıkları dinlendiriyor
 
gök yüzünü çevir bana
gezinsin tutkunun alevden dili
uçarken çıkardığın o ses var ya
bütün sözcüklerin özeti gibi
 
tanrı bu geceyi korusun
 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön