Mehmet Öztek (1977)

 

01.09.1977 Urfa doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. 1999 yılında Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Halen Adana’da özel bir şirkette çalışıyor. 2003’te arkadaşlarıyla birlikte heves Şiir-Eleştiri dergisini kurdu. Sentetik Rüyalar adlı ilk kitabı Varlık Yayınları tarafından 2004’te yayımlandı. Varlık, Ücra, Yom Sanat ve Öteki-Siz gibi dergilerde şiir, inceleme ve söyleşileri yayımlanan Mehmet Öztek, yayın hayatını heves Şiir-Eleştiri dergisindeki çalışmalarıyla sürdürüyor.

 

Ayık

 

 

I.

 

Seni seriyorum ve kuruma

Yakışıyor bana sana bakmak şu akmak

Çokkiçkiçmiyorum ve sıkılmaktan yamulmuyorum

Benim zorunum da var ve artık hiçbir şeyden alınmıyorum.

 

Ölüm de var dar dar dar biliyorum

Ama o nunla ben olmak için çalışıyorum

Zübeyde çok iç yorum ve hatırlamak

Yağmurluğumdu benim.

 

İthal bir hüzün alıyorum ve sinirlerimden başlıyorum yağmağa

Aşkları karıştırıyorum bunu iç hatırlama

Eskiden biri vardı bir vardı beni zorlama

Ben ona da Zübeyde çağırıyordum.

 

Vecd ile gelmiyordum ve Özgür’lere gidiyordum

Özgür’ün zilleri zır zır zır, zor susuyorduk

Ve biz dünyanın cümle kemikçileri birleşip en bir ağızdan

Şerefe kemiksiz, şerefe kemiksiz tokuşuyorduk.

 

Çünkü tutuyorduk ve artık oyun kullanmıyorduk

 

Hiçkime karışma Zübeyde konuşuyorum

Bana denklem urdular ve ben konuşarak kurtuluyorum

Kurtulduğuma inanman da gerekmiyor üstelik kurtuluyorum

İç güç bırakmam korkma ateşe alışıyorum.

 

Bak ben hiçkiliyken sana en güzel yak ışıyorum

 

 

II.

 

Tıktık. tıktık. tıktık. Yelkovan hıklamıyorum, balkonlar bana iyi geliyor, üstüme örtme üşümüyorum, ben ne hıkladıysam evlerden, ben annen gile gitmek istemiyorum,                vitrinler bana kahır geliyor,    Philippe Sollers bir Stüdyodur ayaklarımda beni bekliyor,                ben kalıp balkonda orman çalışıyorum. Çarşılar da iyi geliyor korkma gelirim üşütmem, uyursan belki giderim, bi kavga vardı onu ben başlattım, öncekini de, kavga alengirli bir şeydir, başımda cam kırıklarıyla gezdiğim de olmuştur nevrim sağ olsun.  Şu bizim Abuziddin var ya Zübeyde duy da inanma günde on şiyir yazarmış en afilisinden, on tane de metinlerarasılık üzerine bir kazı, kazına kazına güldüm kızmadım, uyursan dönerim belki çünkü o kavgayı ben başlattım. Benim şiirimi nasıl buluyon Mehmet? Sen gibisin zaten yazmasan dolur, (dalga mı geçiyon kız şu ayık yerimle) bana bak ben hıklamıyorum           istersen sabahlayabiliriz, bundan bir şey çıkar mı dersin sabahlayalım, şimdi bunlar ne diyecekler di mi desinler, şiir zaten bu da nesidir değildir midir; ben bir tasın içine bir şey boca etmiyom, ben ne bocalarsam bir tas oluyor mesela seninle dır dır dır mı ediyoruz            o bir tas oluyor, zaten ölü doğmak da iyidir bazı atlara, yok reankarnasyon sevdiğimden değil,                         bazen reconstruction oluyor ölü bir attan ondan diyorum ölü bir at doğurayım sabaha;    herkes ardıl sever, ben reconstruction seviyorum, bu demek yeniden inşadır kemiklerimden      babalar böyle böyle diyolar, ben reconstruction diyom çünkü devralıp deviriyorum,  hıkhıklamıyorum  Zübeyde boğazıma bi hüzün kaçtı esasen çay içtim, dün çok                nesnel rastlantıydı çalıştım, beni horlamasana, horlamıyorum, horlamıyorum, horlamıyorum.                                                                   

 

(Heves, 6)

 

 

Bu Bir Teklif Mektubu Değildir

 

                                                                René Magritte’çin

 

 

 

1. Kapsam

 

Evlerden upuzun sıkıldığımız

Buuu, kapsam buuuu

Yetmiş, çekiçle hüzünler

Ünler çalıştığımız

 

 

 

 2. Technıcal Specıfıcatıon*

 

 

* D ilimi kesiyorum: Bazen karıştırıyorum1:

 

Kafadan, atmış kadar ton kapasiteli, 13 metre usunluğumda, 2.5 metre eniçliğinde, taşınmak ki aşınmamak ve upuzun yükler dayamak ağlı yollara, akşamdı ve bir adamın dibine kadar kendine kılavuz daldığı, yollara… Cafcaflı ve upuzun, geniç bir araç, asfalttan ve devletten, iliklerine kaçmak’çin, seyircilere, ve trafiğe kapalı yerlerinize, tastamam tasarlanmış bir araç, uzun bir araç; rüyalara yaklaşmak, gibi yakışmamak doğruya, yanlış ve yalnız ve şoseler’çin,                        kulaklarınız çinlemesin cin bir tortuya, bu araçtan bir adet dinmelisiniz.

 

Kafam diyorum, kafamda park yapılmaz, umuluyorum.

 

Özgelimi, fena yerinizden bölünmüşsünüz.                      Kalabalık, kemiklerinizde bozuk kafiye: Hormonlardan ormanlara açılmak, kaçmak, bir bahçeyi parılçalamak2,  salgınızı bozmak, olay değil bu tepeler tırmanmak,                  bi treyler’iniz bile ok biliyorum.

 

Çok adet Sembol marka treyler

 

binmelisiniz.

 

Üç bağlamlı, şey yani üç dingilli, er türlü titreşime karşı, yığma yaprak makaslı -siz o bahçelerden geçmiş miydiniz?-          ıh ulan ıh, en enli yerlerimizdi onlar, ne zaman ne zamandı         bir yağmur kaşınsak, tutar titreşen makaslara giderdik.             Ama yine de siz, siz bilirsiniz. (Patpatron, ben burada, dürzüstlük yapmalıyım: Kayıptır lan titreşimsiz bir treyler.)

 

 Ek yerleri, yan anlam bolluğundan gelen ek yerleri,                    leh imledikçe mukavim, yol bi treyleriniz yoksa nedir ki?

 

 

3. Teslim Süresi

 

Oh şu kafam bu kayıyorum, kıyak bir mevsim; güze doğru sendeleyim müsait misin? Bir ıslak bu sansınlar iyiyim, öl ye desinler ben iyiyim, şakağımdan patinajlı evler geçiyor ve ben daha daha iyiymişmişim      -sipariş tarihini müteakiben kırık iş günü içinde- sürü dolunca sisi ben bi treylere bindireceğim.

 

 

 

4. Teslim Yeri

 

Ben oraya organlı gittim, tahayyül buyurun organlı gittim, ordalar, evsiz bir balkon düşüydüler boyuna; ordalara kimse gelmez              bir haz gününde, bir haz günüydü, ben bittim. (Bi ses var dip dip dip,         yuh ulan yuh, gönderilmez her yer genç bir bir araç, bu ödünç:                  bir yaz gününe ben gittim. 3 )   

 

 

 

 

5. Fiyatı

 

Ben yanlı yaptım.

Ben adam olmamak;

Bi  patron olarak,   

Baba beni burma kov.

 

 

6. Ödeme Şekli

 

Bendimi azar azar verdimdi, uçurum toslamak benim işimdi:

 

İçe başlıyorum yarısı peşin, izden gelmiyorum çark ettim.

Kırık iş gününün sonunda, için yarılışının bedeli, ödenmelidir.

Fay hatlarımıza katma hayat vergisi

Dahildir.

 

 

7. Opsiyon

 

Öz ne konuşuyor ne karışıyor, bu treyler ne, ne yer koşuyor.                -Yedi gün- yedi yedi beni gün, treyler bu, taahhüt  mülkümden ne taşırıyor4. Titreşimsiz, bedel sis, yedi gün hiç intihar afedersiniz,            olay çekemiyorum, opsiyon düşürüyorum, bi ara yer var                   odaya gidiyorum,  yedi yedi gün oraya giriyorum, evlere evsiz                ve bu treyler sis, ben artık kendime yakışıyorum. 5

 

 

1 Edip Cansever: O, O bir Yakup’un çağrılmamış şekliydi.

2 Ömer Şişman: O, O bazen dilini parılçalardı.

3  Ali Özgür Özkarcı: O, O hep kalmak gibi bir şeydi.

O taştaşımıyordu, O, Enis Akın’dı.

5 Mehmet Öztek: O, O bir metal yığınında mest-i fenaydı.

 

 

   

(Heves, 5)

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön