Metin Altıok (1941-1993)

 

 

Bozlak Kedi ve Ölüm

 

Kaç zamandır inatla bir sevdayı sürerim,

Bilinmedik yüzünde balkıyan sis peçesi.

Yolları ezberden ben hep ona giderim,

İçimde düğüm düğüm bir bozlak cerbezesi.

 

Sahi o bozlağı ben ilk nerde duymuştum?

 

Ben ki çağ dışı bir uyumsuzluk delisi,

Kendi ipimi belki kendim çekerim.

Gölgeme dadanmış bir tuhaf güz kedisi,

Her yere peşimden onu da sürüklerim.

 

Sahi o kediyi ben ilk nerde görmüştüm?

 

Durmadan garlara garajlara düşerim,

Gayri bilmem ne olur size kalmış gerisi.

Adıma arasıra törenle mum dikerimi

Ölümüne gönülden bir merhaba yenisi.

 

Sahi o ölümden ben ilk nerde ölmüştüm?

 

 

 

Evde Yoklar

 
Durmadan avuçlarım terliyor,
İnildiyor ardımdan
Girdiğim çıktığım kapılar.
Trenim gecikmeli, yüreğim bungun,
Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.
 
 
Dolanıp duruyorum ortalıkta.
Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim,
Rakım bir türlü beyazlaşmıyor.
Anahtarım güç dönüyor kilidinde,
Nemli aldığım sigaralar.
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar.
 
Kimi zaman çocuğum,
Bir müzik kutusu başucumda
Ve ayımın gözleri saydam.
Kimi zaman gardayım
Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.
 
Bekliyorum bir kapının önünde,
Cebimde yazılmamış bir mektupla.
Bana karşı ben vardım
Çaldığım kapıların ardında,
Ben açtım, ben girdim
Selamlaştık ilk defa.

 

 
 
Öndeyiş
 
Bedenim üşür, yüreğim sızlar.
Ah kavaklar, kavaklar...
 
Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.
 
Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar.
 
Omuzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.
 
Ah kavaklar, kavaklar...
Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.
 
 
 
Sis.. 

 

Özenle boyadım ipliğini sevginin, 
Gidip de bulamamanın incinmiş rengine. 
Sisi gümüş bir rüzgarla tepelerden eğirdim, 
Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını, 
Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim. 
Ölümü tastamam ezberledim de geldim, 
Dilimde bu buruk türkü tadıyla 
Bilmem ki buradan nereye giderim. 
 
Sonunda kendime bir top yangın edindim, 
Soluğumla besledim dudağımın ucunda. 
Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda, 
Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri 
Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla. 
Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla, 
Adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön