Müslim Çelik(1952)

 

Kırkıncı Yaş Çocukları

 

Üzerimde başımın ülker yıldızı, belki değil

akşam alacası gözlerimde ölüyor

O öyle bir kikirder ki içimde

gülmese ay çiçekleri üzüncünü görmez miyim

           O gülmeyen Ay-su bu çocuk işte

 

Ormanın gümbürtüsüne hüthüt üşüştü ansızın

gölgeli sularda bulut mavileşti az biraz

Gün gülse gözlerinde üşürdü yaş ağladığına

Kırk yaşını cebine koyup yürüyen yan yan

O çocuksu bu çocuk işte

 

Sokak boylarında akasya olsam sıra

dinlesem yellerin özürlü sesini

duraklarında ömrümün yiten karanfiller

sıkılan gönüllere esenlik olsam

kırk merdiveni kırık merdiven hatmi

O masal ülke bu adam işte

 

Saksılarda yaşar mı ak kırmızı ortancalar

gönlünde mapuslar girer ancak kafeslere sarı

umu dediğin umutsa ey gül yerde de olsa

         Okulların ziline sesin karışırdı ansızın

O seher gözlü çocuk bu yavru işte

 

Kıyıları ağzının yarpuz kokulu

Bir kez olsun yol vermez gitmeme ırmak

           Sıcak yeraltı suları kımıldar içimde

O açık pencere bu kapı işte

 

Bedenini ilkyaz toprağının terler sardı soğuk

doygun değilim, akan yıldırımın sesi denli eski

bin yıldır dolam dolamız kanlarımız ısınmakta

         Altta kızıl kor, üstte ıslak yağmur

Fokurdayan o sessizlik bu fırtına işte

 

(Adam Sanat, 86)

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön