Neşe Yaşın(1959)

 

Ateş Çiçeği

 

Seninle sevişirken

akışını duyardım

      damarlarımızdaki nehirlerin

 

Sarsılırdı dünya

anımsatmak için bütün çiçeklerini

 

Seninle sevişirken

o kıvrak ve doyumsuz ritminde

yaşamak adındaki titreşimlerin

 

Bir kuş gökyüzünde

okyanusun dibinde balık

mırıl mırıl bir kedi

 

Sevişirken

ulaşırdım

çok uzak bir şehre

       tarih öncesinde

 

Sarılırdım teninin fısıltılarına

gövdem kayan bir yıldızdı

      kaynayan dalgalara

 

Ağzının içinde

ıslak ürperişler

çağırırdı düş ülkesine

 

Bir an

gözlerini görürdüm

o delip geçen

büyülü kıvılcımla

 

Yürürdüm

içindeki yolda

bir çığlık gibi çoğalarak

 

Seninle karışırken

titreyip yanarak

uçardık

bulutlarca yumuşak

 

Güneş açardı

ıslanmış yapraklarımıza

bir tomurcuk patlardı dalda

 

Eğilip öperdim

küçük damlacıkları alnında

bir ateş çiçeği

denizlerin kıyısında

 

(Adam Sanat, 90)

 

 

 

Aşk Sarkacı

 

Beni böldün
kanarken kırılıyordum gecenin ortasında
içimin şehrinin köprüleri yıkıldı
kağıttan bir kadındı Eleni
bir tutam boya, biraz hüzün
ve basit hikayesi kadınlığın

 

Sen bir aşk sarkacıydın
bir ona bir bana dokunan
sonra onda durdun
yenilginin seçimi
(büyü hareketteydi oysa)

 

Gidip geliyordun
bir o bir ben
acıyarak her dokunuşta

 

Beni böldün
kendi acını sapladın bıçak gibi
sonra yas tuttun ölümüme

 

Gözlerine bakıyorum
hangi uzaklara gittiler
sen bana akan aşk damlası
bitti diyorsun
dikenli teller düşsün araya

 

Boşluğuna bakıyorum
öksüz aşkının acıyan yankısına
asla galip yok bu savaşta
Eleni bir yıkımdır benden beter

 

Sevmek mi?
ben de çok erkekler sevdim
ve seviyorum hala
mucize başka yerde
sevmenin öte şehri
seni bulduğum ışık
içimin içimin içinde

 

Ayrılık deyince
ayırdına vardım birden
varlığın ne derin
bu şehir nasıl da kalabalık
bu bağ nasıl kıskıvrak

 

İçimi çekince
yangın başladı her bir hücrede
anımsadım bir geçmişim vardı benim
anımsadım bir dünya içindeyim
gecede çırılçıplak bir iç sızısı

 

Şimdi sanıyorum ki herşey bir yalan
bölünmüş bir şehir
hala ulaşır kendi kendine

 

Mezarımda uyuyorum
avuç avuç ihanet atıyorsun üzerime
bekliyorum o an gelsin
ve herşey değişsin diye
kolların beni sarsın
ve herşey bir oyun işte
Bağışla sevgilim bağışla

 

Şehir uyanıyor
ve yolunda gidiyor herşey
arabalar ve hayatın arkası yarını
ben delirmeye kalkıyorum
ve boşalttığın zamana bakıyorum
havada asılı duran acıtan sözlere

 

Bu evde bu an yaşanan
kimin umurunda
ben yılları tırmıklamışım
ve kanıyor gökyüzü
yitirdiğim müzigi arıyorum
ikimizin gövdesinde

 

Aşk bir kurgudur
öyle diyecekler
herkes konuşabilir ve bu herkesin başında
oysa ne garip
tattığım zehirle yalnız ölüyorum
ve benzersiz bir çiçek soluyor yanıbaşımda

 

Bekliyorum
sanki herşey değişecek
Bağışla sevgilim bağışla
seni seçtim bu dünyada
rezalet pahasına

 

Ne uzak ne uzak bakıştı o
gözlerinin önünde duvarı
              kanlı savaşların
Ne çok doğru söyledin
tıpkı öteki kadınlar gibiydim
gözlerine çarptıkça ruhum
parçalandıkça
acıdıkça tenim

 

Uğultularını duyuyorum
o kaskatı sözlerin
yokolmak için bir böcek değilim
içim öyle sonsuz öyle derin

 

Ne garip
insanın arınması
kederin şiddetiyle
böylesine masum muyum, belki hayır
kimbilir nasıl da acıttım seni
ki beni böyle ezip geçtin.

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön