Reha Yünlüel (1967)

 

Karınca Duâsı

 

"en karamsar anlarında neden karınca yuvalarını izleme ihtiyacı

duyar kimi insanlar?", diyen cem cemzade'ye ve oradaki'ne...

 

 

öyle bir elden düşme elelelik ki bu bizimkisi

hiç elden düşmez bir kere kelepirliğine keçi,

hani sanki uçsuz bucaksız bir bayrak yarışı

hani, tazeliğini yitirmeyen sabahçı demi!

 

anteninden büyük bir işe mi kalkıştı biri?

el atıverir öteki, kol geriverir beriki;

yuvayı hüzün mü bastı?

kolları bir güzel sıvar,

çağırırız onbir ayın duru sultânı

Kemanî arı Hayhay Bey'i.

 

düşmez kalkmaz bir Allah -biliriz-,

birimiz düşerse hepimiz elimizi veririz;

birimiz unutsa birimiz hatırlar, hatırlatır,

yalnızlığı un ufak eder de yeriz biz!

 

lâf ebesi turşucu Lafonten Efendi

halt etmiş bize kalırsa!

karamsar ağustos böceklerine de

mutlaka açıktır fabl kapımız,

kar kargaşa ya da fırtına günleri.

 

ne ayaklarımız karıncalanır

-işte bu yüzden- bizim,

ne ayaklarımıza kara sular iner

ne ben'lerimiz üşür yaz günleri

ne de aklımız perde perde yiter!

 

kıskançlık derseniz pişmiş âş'a soğuk inat,

o da mırmır paspası şu âş kapımızın

ayaklarımızı siler de itinâyla, her yuvanın alınlığı

ata yadigârı karınca duası bu fabldan böyle gireriz.

 

 

 

 

 

Öz İtimad Seyahat Hayırlı Yolculuklar Diler

 

 

silikonla güzelleştirilen, güzelleşen güvenimiz:

göğüslerimiz, dudaklarımız, pazılarımız,

baldır ve bacaklarımız,

gerektiğinde gerektiği kadar

dikilegelen bozukluklarımız, zarlarımız,

hayâsı taştan oyulmuş eksiklerimiz;

hormonla harmanlı, büyüyen,

uyuyan, izinsiz kalkıkalkıveren, ölü,

ipiri, izsiz, arkaları yetersiz beşlenmiş 1 kişilik;

uydu antenlerine eklemlenmiş

biribirine kablosuz sertliklerle bağlanmış

5'i bir birim voltran böcekleriz.

 

klan, klon, kolonya, kusmuk, kan,

bok ve çürümüş soğan kokan bir allâme bu, bindiğimiz:

şirinliği, üçkâğıdı, puştluğu uhdesinde toplayan

savaşlar, barışlar, yine savaşlar, hep savaşlar yapan,

haltından mutsuz ama utanmayan

yapmaktan çok bozmaya meyilli,

çöplerini, tavuğuna kışt dediği komşusunun

denizine, bahçesine, uzayına boşaltan,

müessesesi başından kokmuş, alık,

"biz"i "nâmütenahi kalabalık" ördekleriz.

şikâyetlerinizi firmamıza, memnûniyetinizi

dostlarınıza bildirmekten çekinmeyiniz!

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön