Sami Baydar(1962)

 

Aiueo

 

Saçların arasından

seyrediyorum gökyüzünü

her gün buraya gelerek

sen hep sırtın dönük

pencere önünde oturuyorsun

kar yağmış tepeler gibi.

 

Acının güzelliği

doğanın kederi

geçen her saniyede.

Ah, durgun ve buğulu

iri, beyaz krizantemler!

 

Şimdi günlerdin sandalyeni

pencere önüne çekiyorsun

sırtını bana dönüyorsun

sırlar yazılı olan sırtını.

 

Kalkıp pencere önüne gidiyorsun

AİUEO

sırtın bir nilüfer yaprağı gibi

yüzüyor suda.

 

Rüyanda beni görüyorsun

AİUEO

et olan ağzımı arıyorsun

kiraz çiçekleri

arasında bağırıyorsun

AİUEO

AİUEO

 

Aşka susamış diyorlar

bu sesi duyanlar.

Elini yanağını koyuyorsun sonra

şimdi burada

sırtın bana dönük.

 

Beni mi aldatıyorsun yoksa

yansıyan sen misin

seyrettiğimiz uzaklıklara.

 

Sırtın bana dönük kalacak

AİUEO

Ağzımı arayacaksın bacaklarında

Şıp!-diyen bir sesle

sona erecek çelişki

kurbağa atlayacak sulara.

 

Su ve Kara

Gerçekleşmezdi hiçbir olay

yankı olmazsa.

 

(Eski’Z, 2 )

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön