Serdar Koçak (1961)

 

Sus ve Kapıda

 

sen çünkü zamansın, su anlarken,

oynarken dimağımla, trabzanları tutarken

yönlerin buluştuğu noktaya inerken, sus!

eğer şimdi konuşursan dayanamam, belleğim

açılır açuruma, çevrim ölür suyun yatağında

sus! çünkü zamansın. Altında ay var senin

taşın içine düşen rüzgârdan anladım bunu

içimde kumlar akar, kumlara bakarım kum

beni bekledikçe acıkır içim sus ve kapıda

sen çünkü zamansın tanrı susarken

kıyıdan bir sürahi uzatıp güldün denize

bir masanın üzerinde dehliz belirdi, aktı masaya

orada dehlizin indiği yerde, bir delta gördüm

Taşların içinden rüzgâr çalan adamlar arasında

seni bekledim sus! Babil’in haritası önünde

sus ve kapıda çünkü zamansın belleğimi örten

içine uyku koyan uykunun içine rüzgâr koyan

 

yeniden geldiğinde anlatırsın güleriz, gülebiliriz…

 

(Sombahar, 20)

 

 

 

Çocuk ve Bisikletli Geçmiş

 

Akdeniz'den çocukluğuna inen bahçedeyiz
Önümüzde geniş ve elmalı teras düşleyen
Düşleri eski ve unutulan beyaz bir bisiklet
Beyaz bisikletle çocukluğundan döneceğiz

Akdeniz'den geçerken ekşi ve mutlu beyaz
Bisikletimizle düşünmeden güleceğiz Akdeniz'e
İşte o zaman eski günlerdeki gibi içeceğiz
Küstah sakınımsız serseri bir çocukla

Biz sade bir şaşkınlıkla bahçede duruyoruz
Bahçe fütursuzca ve coşkun döneniyor
Yahut bir tahterevalli senin ismin
Bir ucu yarımada bir ucu bisiklet olan
 

(Gemi Zamanları’ndan)

 

 

 

Zihinde Seyirtmek

 

Çıtırdadı ak köpükleri ırmağın

aktı ulvî akşamlarıyla arkadaşlığın

mor küheylanlar geçti zamandan

o duru leylak o haşin parstan

Ergene bu, durur komi bıyıklı

Ayastefanos'ta çalgın bir akşamda

 

kendini boğan kelime kara kelime

ve sanırım teyzemin kızıdır o

adını telaşlı maviliğimde çılgın

bir çerkez gelini koymuştur karnı tiz

oynak diyecektir kelime demiştir

Bayan Kelime size talibimdir dediğim.

 

(Budala, 25)

 

 

İki Şişe Mavi İspirto

 

bir adam kendisini içer
Sarıyer önünde ekili taka

 

beniz solar ölür uyku
boynunda eşarptan şarkı

 

mavi usul genç bir ölüm
sabah anlatıcısının tiz haberi

 

Göztepeleri anar Yoko Suri
rua dam nisan karo valesi

 

ipekli kumaştan istiklâl sokağı
daralmış kırmızı hayat özeti

 

kenarı kertikli sarışın fotoğraf
ip gibi yoksul şair hevesi

 

geçer Üsküdar'dan ince Fa'lar
yaslanıp hevesine eski radyoda

 

seksin beşyüz kurşun bin yıl
kalmasın eşarbın yorgun merakı

 

kızlar söylesin kızlar dinlesin
Mustafa'ya halimi Mustafa desin.

 

(Avare Şiirler’den)

 

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön