Şükran Kurdakul (1927-2004)

 

 

Biz Miydik

 
Dudakları gitmiş yontular gibi
Eski bir şairin esinlerinden kalan
Bergamalı çağrışımlar gelini.
 
Onlar mıydı omuzlarında şarap testileri
Biz miydik sarhoşluğun tadına bakan
Sıçrayıp geçenler kum saatlerini.
 
Onlar mıydı şaşarak yıldızlara
Ellerinde merakın fenerleri
Geceyi gündüzü kendilerine soran.
 
Biz miydik Homer'den en gencimize değin
Kilidine umut tohumları bırakan
Şakaklarındaki kelepçelerin.
 

 

Şiirler

 

Çilesine yandığım güzelliklerin

Kıyasıya yarıştığı bu yerde

Düşen benim gölgemdi suya

Soran benim gözlerimdi

Arayan bendim, tezgahında gecelerin

Düşe kalka, güle ağlaya

 

Şiirler ki uğurlarına buralara gelmişiz de

Nasıl yiter, nasıl kalır elimizde.

 

Yaşarım, direnç nedir, yiğitlik nedir

Hangi tren kayar gider raylardan

Ben neler görmeye başlarım

Duyarlığım nasıl gelişir

Aynama ışıklar yağdığı zaman

Yaşarım, direnç nedir, yiğitlik nedir.

 

Şiirler ki, umar bulur geleceği düşleriz de

Kimi yiter, kimi kalır elimizde.

 

Dizeler güzeliyle birlikte gelir

Anamın yemenisindeki süs çiçeği

Gelinlik kızların sandığında çeyiz

Küçücükten kulağıma söylenmiş masal

Gücümün bordasına vuran deniz

Dizeler güzeliyle birlikte gelir.

 

Şiirler ki uğruna hapislere düşeriz de

Hangisi yiter, hangisi kalır elimizde.

 

(Seçme Şiirler’den)

 

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön