Tuna Kiremitçi (1973)

 

 

Şubat 1973’te Eskişehir’de doğdu. İlk şiirleri, Galatasaray Lisesi’nde okuduğu sırada Varlık dergisinde yayımlandı (1991). Kiremitçi, sonraki yıllarda Varlık, Gösteri, Milliyet Sanat, Kitap-lık, Nar, Sombahar ve Aykırı gibi dergilerde şiir ve denemeleriyle göründü.

Tuna Kiremitçi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sinema eğitimi görmüş, senarist ve yönetmen olarak üç kısa filme imza atmıştır. Ayrıca, kendi kurduğu Kumdan Kaleler topluluğuyla 1996 tarihli bir rock albümü (“Denize Doğru”) hazırlamış ve bu albüme şarkı yazarı, solist, gitarist ve aranjör olarak katkıda bulunmuştur. Yazar halen İstanbul’da yaşıyor.

Yayımlanan eserleri: Ayabakanlar (Şiir,1994), Akademi (Şiir,1998), Git Kendini Çok Sevdirmeden (Ekim 2002), Bu İşte Bir Yalnızlık Var (Ekim 2003) , Bazı Şiirler Bazı Şarkılar (Ekim 2003) 

 

İlk Yardım

Adı kötüye çıkmış sokaklar gibi
ovalayıp duruyorum temiz yanlarını kalbimin.
Ne senden vazgeçmek sayılır ama bu,
ne de bir yangını bölüşmek seninle.

Aşk bir eksiklik olarak geliyor çoğu zaman
Her an itiraf edecek sanki
ağlayarak bir şeyleri.
Ve dışarıda insanlar
toprağa dönük yüzleri,
kırık birer anıyı
çağrıştıran elleriyle
anlamaya çalışan birbirlerini.

Adı kötüye çıkmış sokaklar gibi
onaramadığı yanları vardır çünkü insanın.
Bir de bakmışsın kulağın siren seslerinde
ve yüzün gözün telefon kesikleri.

 

 

 

Kış

 

Sormadı kimse; neden 

mevsimlerden en çok kışı,  

ve gençken bir nakkaşı 

sevdiğini henüz.Kimse 

sormak için rastlamadı.

Eğer, rastgele bir yabancı, 

barış dostluk, belki de 

kopkoyu bir dürüstlük adına 

eksilttiğini toplarken  

zeytin ağacından, bir kış sabahı  

üşüyen ellerini ısıtıp tanışsaydı,   

kar, Dostoyevski ve önümüzdeki  

yaz üzerine konuşabilir,  

hatta sevişebilirdi, ayrıcalıklı.

 

 

 

 

 

Evler

 

Bazen kışkırtır dinginlik, biraz da  

bu yüzden üstlenir ya insan uzakları:

Pazar yerlerinden dönen o hüzne yatkın  

kadınların ve küçülen krallığındaki yorgun     

haritacıların düşlerine daha fazla 

girmemek için.Uçsuz düzlüklere, tozlu  

bir yola açılan arka kapı bulunur hep,   

kulağı ıslığında bir küheylan. Aslında her ev  

kendi masalına kapanmış, kuytu birer   

bilmecedir; Kimler kurmuş, hangi töreye   

yaslanmışlardır artık güçtür anımsamak.

Birkaç mimar adı sayar kişioğlu, bir o kadar  

mühendis ve duvar ustası. Oysa bir ayraç  

açık durur hep, seni izler. Sen uyanır  

harfleri örtünürsün : Uyanınca çünkü yazılmalı

düşler.

 

(Varlık, 1042)

 

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön