Yunus Koray (1957)

 

 

Şiirin Anısı

 

bir yeni oğlak daha sıçrayabilir

senin üzüntüyle dokunmuş sesinden

gözlerinin parlayan nehirlerinden

uzak yazlardan, incir sütlerinden

 

bir yeni ülke daha çizilebilir

karşı kayalardaki tanıdık göğe

kuşların kanadındaki yalçın vadiye

akdeniz kokuşlu lirik mağaraya

 

bir yeni anlam daha uç verebilir

yalnızın abandığı abanoz acıdan

ilerleyen ormana doğru dalıp gitmiş

çocukluğunu yaşayan anılardan

 

bir yeni güz daha dağılabilir

kırların göğsündeki şiire

karlara gömülmüş göğ ekine

ağıla ağan akşama ve buzağıya

 

 

(Edebiyat ve Eleştiri, 41/42)

 

 

 

Kötürüm

 

 

I

cinli iğde
ece yazar
yaz göğüne
kırlangıcı

ev içleri
oda oda
ayrılıptur
geceleri


II

asfalt
yalan
mı yalan
beri yüzde
kaç um’
acı

ceviz içi
gül pabucu
kalem ölse
masal biter


III

cici bebe
devlet öcü
bun’u ünler
patik’
acı


 

 

Agu

 

 


I
gebe kuş
gebeş karda
gene geğirir

karga kırda
gak guk
acı susmuş

iz belli ya
çabuk çabuk
yün eğirir
de bir kimesne

gaga açık
güle geçmiş
güneş de ne

alt ahırda
burgu buruk
ine ine

işte in in
bir göl açmış
çığlık şişkin
mi şişkin
ak baldırda

bu sığ kuyu
alttan yüze
nice vurur
yaza yaza
cönk ve divan
söyler bun’u

masal bu ya
ilk ses sus pus
babam yunus
alafta yan
yun patika

II

Orda ilk kar
İlk çığlıkta
Çalaçakır
Bekler onu
Ayaz mı
Ayaz agular

III

öncedir görk
altta değirmi
taa içerde
yamuk bir gök
em em
başı çıka
agu agu
söyler bun’u

IV

verir uç
sevinç imi
yola çıka
hemencecik
dünü günü
pat
pata
patika

V

kalıpta
kalıp
da
kalıptur

göz göz olup
bin göze
söyler bun’u
bir kimesne

VI

parlar
iğdeli ay
kundak yaşlı
park acıklı
salıncak boş

VII

beşik buz
mu buz

 

 

 

Sagu

 

 

I
en son gün
bile
çalap’tan
yalap yalap
yol ala
öte geçe

aça
kendini kar
kara gece
uzakta
yuğlu dolap
suyu biçe

bitti ya
masal işte
sepet üzgün
üzüm yaslı
yalan yaman
mı yaman

cambaz ha
orda
ha burda
evler ağu
şeytan uslu
mu uslu

rahat şimdi
som ağrılar
tahta tahtta
açılmış zarf
ve yazılar
hece hece
harf patika

II

bal çekile
anılardan
içe içe
tersin tersin
göğe gele
acı yağmur
damla damla
kendin içe

ağır sözcük
sarp kalıptur
ya toprakta

ağır dersler
taşı dene
ruhu gene
yatır söze
eze eze
bin deneme
de ki : sesler
neye yarar
kulp kalıptur
kalp kalıpta

III

ben benden
bedenden
ayrı ayrı
ayrık otu
nece geçe

oysa çok
güç yoldan
çardak altı


yılan güneş
yan yan uça
yalım yalım
göğden gele
karıncalar

IV

kırık testi
ki çamurdan
ateş olur
bile bile
kor sıcakta
güle gelir
elvedalar

V

cin cana
uca değer
elvedalar

öcü çocuk
cama yazar
buhar buhar
eski yazı

pencereler
şangır şungur

VI

kalem nice
söyler bun’u
çala çala
çalap nice
ünler bun’u
gölge gölge
günçelerde

azı dışlar
çoğu ağız
sızım sızım
çenem bağlar
en içerde
en önce gün
kalan sağlar
giriptürler
gıdım gıdım

gül ağ(u)lar
pilav zerde

VII

yel vura ya
beri yüze
yavaşlaya
abdal yaya

bayağ bayağ
gömülüptür
kazma kürek
külünktü ya

alev köze
günçe yaza
ölüm çöze
imlerimi

öteki
sonsuz’a açıla
iç açı’daki
patika

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön