Zeynep Arkan (1975)

 

1975 Adapazarı doğumlu. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünden mezun.

Şiirleri Dergâh, Heves, Öteki-siz, Kökler ve Başıbozuk dergilerinde yayımlandı. İkrar şairin ilk kitabı.

 

 

Bayan Lazarus’a Nazire

 

                                                      ...

                                                      out of the ash

                                                      I rise with my red hair

                                                      and I eat men like air.

                                                                      Sylvia Plath

 

geçen temmuz ölüyordum sonra ölmedim

temmuz en uygunuydu uyuyup uyanmamanın

ölüm aydınlık bir şeydi karanlıkta ama ölmedim

uzun ve dardı sırt üstü metal olsa soğuk derdim

önümü arkamı görmeden sobeledim

ölümü biraz da böyle sevdim

 

on saniyede bir tik tak

sonra  Tıııırrrrrr        Tak! Tak!

beyni tarayıp geçen

öğretilmiş bilgileri bitiren bir temmuzdu

- bitti -

 

doktor dediklerini çağırdım

Doktor Lecter* dedim hey doktor!

gel dedim sana Lecter! bak, ölmedim

belki evi özlemiştim

belki tutunmayı beceriyle yaşamaya

-          yaşamak beceri işi diye söylemedim –

 

duvar duvar üstüneydi kirişler verevine

koca mevsim hiç çiçek görmemiştim

çiçek benim neyimeydi, öldürmezdi beni yoksunluk

hayret etmeyi unuttum, gecenin günden farkını ve rakamları

bir basküle kuş olup konmayı bildim

her gece uykumu bölüp geleceği yeniledim

her sabah buna inanmayı

 

 

bazı numaralar kodlanmıştı ama çok kollamadan

hepsini yuttum doktor, yutkundum

ben böyle bildim kasdınızı

ezberden sayarım üstünüzü ve astınızı

hep hatırladım onca dalgındım oysa

otobüse bindirip el sallamaları

kafa sallamaları her tanışmaya

karşılıklı konuşunca buharlaşan havayı

önüme ölümü rakip

dirimi kavi kılmaları

hepsine tamam peki, bir dakika daha verin bana

her şeyi değil belki ama

eksik doğrularınızı tamamlarım

doğuyu tanımlarım

batı eksenli sarmalanmış çöpleri kapılarda

 

derledim - topladım tam köprülere başlamışken

bir Deli Dumrul, deli deli tam dumrul

geçişsiz ve isteşli her fiilde deli

geçişli ve isteksiz her köprüde Dumrul

bir ev neydi, neredeydi, tam önünde durdum

kendini vuran bir hedef tahtası tam onikiden 

 

ne ilacı seven ne bir dişe gelen

küllerin içinden bir kızıllığa ölüm dersen Lecter

sırasını savmıştır

 

takdir Allah’tan.

 

 

* Dr. Hannibal Lecter

 

 

 

Harikalar Trajedisi

 

-İpek ve Böceği Ortak Yapım Gururla Sunar-

 

I.

                                          Bir şans daha der insan, bir şans daha

                                         Vermeli her tomurcuğa

                                        Böylece adı anılmaz olur solan ne varsa

 

Biz Nejat ile Selma

Biz gelince yan yana iki e ve iki a

Kurgu ve gerçek dünyanın ne kadarıysa

Hepsinden daha fazla biz

 

Biz kazanan ve kaybeden

Hep sevdadan yana yolumuzda yana yana

O sağ ben selamet hepimiz

Toptan Allaha emanetiz

 

Daha güzel olamazdık anınca

Daha güzel göremezdik görünce

Daha güzel güzel güzel efsane!

Daha iyi olsaydı her şey keşke

İyi nedir Nejat sen söyle

 

                                       İyi bir sondur Selma senin gibi benim gibi

                                       Hazırlar hepimizi senin gibi benim gibi

                                      Ölüme giden insanı alıştırarak hayata

                                      Aşka bulayarak yatıştırır senin gibi benim gibi

 

İçime doğan ise olacak olan

Hiçbir son iyi olmaz

Kış gelmeden üşümez insan

Böyle düz söylerim ateş olsam

Suyu almadan külümü savuramam

 

                                      Öyle değil Selma üzülme ben giderim sessiz

                                      Gidecek hep bir yer var mıdır sensiz

                                      Gözünde dilsiz olup kalınca sözsüz

                                      Ağulu bal bulunca içelim itirazsız

 

Ne desem boş biliyorsun zayıf tarafımı

Gördün en karanlık anımda ikrarımı

Teslim olmak gerekir böyle kadere

Bir ele tutunamazsa insan hayatın değeri nerede

 

                                       Selma benimsen inançla yüzüme bak

                                       Sana bir okyanusun dibini vaat edebilirim

                                      Hiç balık görmesen delirirsin söyle gördün mü

                                      Bir balığın sırtını parlak, beyaz, ince deri

                                     Öyle çok balık gördüm, öyle büyük vurdum bazen

                                     Aklımda hep sen vardın

 

 

 

II.                 hey gözleri doğuştan sürmeli aşk

sürmeni kim milledi?

 

Şimdilerim senin, küçük ellerde bulduğunla

Bir ömürden aldığın bir doğum günü sadece

Eğer doğmuşsam seninle ölüm niye gelmesin

Ama sakın gelmesin önümüzde göl varsa

Hatırla hani o sesleri çingene neşesinde

Ne gülmüştüm çok seninle Nejat hatırla

 

                                         Selma, sen olman güzel olman ikisi birden olman yetmez

                                        Ay, güneş, güneş sistemi, evren ve evrenin kısa sonsuzluğu da

                                       İnceliğin yetmez, kesen en inceliğin, senliğinin son haddi

                                      Beni kesmez elbet bileklerini ve en son nefesini versen

 

Nejat, hastayım ben çok hasta

Seni düşündükçe kalbim daha fazla

Şöyle olmuş mesela sen karşımda

Tıraş olmuşsun saçların üç numara rahat olmuşsun

Gelmiş yüzünde üç ben yan yana

Şiir daha güzel olabilir mi bundan sonra

 

                                        Selma, bir el versen şu omzuma genişlerim

                                        Alır giderim seni başka diyarlara

                                       Dünya nerde biz nerde haydi okyanuslara

                                       Neden inanmayalım şu akılla her şeyin olacağına

 

Nejat sen de benim kadar inansaydın rüyaya

İnansaydın kavlime, görseydin uyanınca yine süreni

Uyandırdıysam seni benimle gör diye

Kandığı ne varsa insanın yine kendiyle

 

                                         Selma, sana Selma diyorum geçmişin tüm diliyle

                                         Sildiğin her şeyi seninle boyuyorum

                                        Güzelsin diye değil sensin diye değil ikisi birdensin diye değil

                                        Sarışınları toplasak üstüne esmer ve kumralları

                                       Kadın kahramanları ve kahraman kadınları

 

Nejat seni buldum ya beni buldun ya

Kıyamet gelir mi de hıyanet gelir mi

Gelir mi yedi yıl kıt kanaat evlere bereket

Gelir mi memelere süt kara gecelere rahmet

 

                                       Bitmez içimizin bu neşesi gitmez

                                       Ne olursa olsun ya kıyamet ya hıyanet

                                      Gelecek olan gelir ama bitmeyecek içimizde

                                      Olanın olmuşluğu, gören gözün görmüşlüğü

                                      İkrarı bitmeyecek dilin, kalbin dediği bitmez

 

 

 

 

 

 

 

III.               görüntü görüntüyü ses sesi yer  

                                                         S. Karakoç

 

Nejat bu sabah erken söktü şafak

Horoz öttü beni üç kez inkar ettin

İkrarımı tekrar ettim beni üç kez inkar

Ettin dinimi imanımı dilimi dimağımı tekrar

Tekrar tekrar tekrar ettim

Allahımı aşkımın farzını müstehabı

Belledim sevabımı sevdim günahımı

Tekrar ettim inkarını ancak sabah ettim

 

Yazıyorsam anlayarak ağıdın sonrasını

Anlamanın sonrasını affetmenin öncesinde

Delmediğimiz dağları geçmenin ağırında

Düşeyazdım şiirle doğrulunca hafiften

Su öne akar dedim yazdım

Diriysen bil bunları Sevgili ölü’ye yazdım.

 

 

 

Bir Önceki Sayfaya Geri Dön                Ana Sayfaya Geri Dön